Yeşim Akbaş İçin Adalet
Merhaba sevgili okurlarım;
Kimi isimler vardır, ilk duyduğunuzda bir haber satırından fazlası olmaz. Ama sonra o isim büyür içinizde. Çünkü o isim, bir kadın olarak yaşadığınız korkuları, toplumda duyduğunuz güvensizliği ve adaletin yerini bulamamasının getirdiği çaresizliği yansıtır.
Yeşim Akbaş, işte o isimlerden biri oldu. Sessizdi belki… Ama sessizliği çığlığa dönüştü. Bizler hiçbir zaman duymadık, duymak istemedik. Çünkü alışmıştık kadınların acısını “bir son dakika gelişmesi” olarak izlemeye. Sonra başka bir olaya geçmeye alıştık…
Ama bu defa susmamalıyız!
Yeşim’in sesi, kalabalıkların içinde kaybolmasın. Onun yaşadıkları, sadece bir istatistik olarak arşivlere gömülmesin. Biz susarsak, adalet de susar. O yüzden şimdi, hep birlikte Yeşim için ses olma zamanı.
Bu yazıyı okuyan herkes, sadece bir kadın için değil, bu ülkedeki tüm kadınlar için ses çıkarıyor olmalı. Çünkü Yeşim’in başına gelen, her birimizin başına gelebilecek kadar yakın.
Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, vicdanlarda da yerini bulmalı. Yeşim’in hayatı yarıda kaldı. Gözlerini huzurla kapatabilmesi için, gözlerimizi adalete çevirmeliyiz. Bu adalet çağrısı sana, bize, hepimize.
Bizim mücadelemiz hep adaletten, vicdandan yana oldu; peki ya sizin? Başka anne babalar uykusuz kalmasın, başka kız çocukları toprak altında uyumasın istiyoruz. Bizim davamız “adalet”.
Her gün sokaklarda korkarak yürümek istemiyoruz. Bir başka canı daha kaybetmek istemiyoruz. Kızı için mücadele eden, savaşan anneyi görün artık! Yeşim’in yerinde bir gün bizim olmayacağımız ne malum?
Bizler özgürce, korkmadan yaşamak istiyoruz. Yeşim Akbaş benim sahip olmadığım kız kardeşimdir, anlayışını benimseyip direniyoruz. Bir annenin adalet arayışına artık sessiz kalmayın!
Şüpheli kadın cinayeti yoktur, hiçbir zaman. Gizlenen, örtbas edilen suçlar değil; deliller vardır her zaman.
Bir dahaki yazımda görüşmek dileğiyle; kadınların öldürülmediği bir dünyada yeniden yaşamak ümidiyle..
